ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE-Şiir

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE-Şiir

Mesaj tarafından Yönetici Bir Ptsi Ekim 20, 2008 1:58 pm

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
‑Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya‑
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tahaşşüd ki ufaklar kapalı:
Nerde – gösterdiği vahşetle “bu: bir Avrupalı
Dedirir – yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahud kafesi!
Eski Dünyâ, Yeni Dünyâ, bütün akvâm‑ı beşer
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi? hakikat, mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
Ostralya’yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hadise var ortada: Vahşetler denk
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâûna da zûldûr bu rezîl istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk‑u asîl,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkiyle sefîl,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyet denilen kahbe, hakîkat, yüzsüz.
Sonra mel’undaki tahrîbe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: tarîbe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: eder her biri bir mülkü harâb.
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor â’mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam:
Atılan her lâğamın yaktığı: yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir; savrulur enkâz‑ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak;
Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâ‑merd eller,
Yıldırım yaylımı tüfânlar, alevden seller,
Veriyer yangını, durmuş da açık sînelere,
Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahramân orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ edecek kahrına râm?
Çünkü te’sîs‑i ilâhî o metin istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki’‑i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun’‑ı beşer;
Bu göğüslerse Hudâ’nın ebedi ser-haddi:
O Benim sun’‑ı bedîim, onu çiğnetme.” dedi.
Asım’ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek.
Şühedâ göğdesi, bir baksana dağlar, taşlar...
O rükü olmasa, dünyada eğilmez başlar
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor.
Bir hilâl uğruna, yâ Rabb, ne güneşler batıyor
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker;
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
“Gömelim gel seni tarihe” desem, sığmazsın.
Herc ü merc etdiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyetler eder istiâb.
“Bu taşındır” diyerek Kâ’beyi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ nâmiyle,
Kanayan lâhdına çeksem bütün ecrâmiyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ’yı uzatsam oradan;
Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile avizeni leb‑rîz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl‑i salîin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili Sultânı Salâhaddîn’i.
Kılıç Arslan gibi iclâline etdin hayrân...
Sen ki, İslâmı kuşatmış, boğuyorken hüsrân,
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki a’sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.
Mehmet Akif ERSOY

Yönetici
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 422
Yaş : 97
Nerden : Dershaneden
Kayıt tarihi : 29/07/08

Kullanıcı profilini gör http://nevsehirugur.forum0.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz